Günün Videosu : As I Lay Dying – Electric Eye (Judas Priest Cover)

Olmuş...

Buraya tıklayarak izleyebilirsiniz… Metalcore çalan adamlar bakın nasıl heavy metal icra ediyor…

Reklamlar

Riot – Immortal Soul

Uzun zamandır böyle bir şey dinlemediğimin farkına vardım!

Karşıma mükemmel ya da mükemmele yakın albümler çıkarsa, ve bu mükemmel albümlerin sahipleri de efsane topluluklarsa çok fazla çene yapmayı sevmiyorum nedense… Herhalde içimden bir ses “alın dinleyin, siz de kalitenin farkına varacaksanız” diyor.

Riot’ı şu ana kadar dinlemediyseniz onların ’88 tarihli “Thundersteel” albümlerini önce bir dinleyebilirsiniz. Ben öyle başlamıştım. Hala bütün albümlerini dinleyebilmiş değilim ama neredeyse tümü için kritik notları tavana yakın görünüyor.

Tarihi boyunca aklınıza gelebilecek devasa topluluklarla turlamışlığı bulunan bu özel grubun son albümü olan “Immortal Soul” tam bir heavy/power/speed metal patlaması! Bahsettiğim bu tarzlarla aranız olmasa bile, müzikal tarz etiketlerini layıkıyle hak ettikleri bu albümü dinlemelisiniz.

Bu dolgun albümde çalanlar müzik sektöründe belli bir geçmişe sahip olan insanlar… Tony Moore’un müthiş sesine bakmayın siz, Riot’ın en popüler ismi şüphesiz Bobby Jarzombek (Halford’taki işlerini iyi biliyorsunuz). Diğer isimler için hemen hemen Riot’a mal olmuşlar diyebiliriz.

Albümü hala ücretsiz olarak dinlemek için zamanınız var, buraya tıklayarak bu mükemmel çalışmanın keyfini sürebilirsiniz.

PARÇA LİSTESİ

01. Riot, 02. Still Your Man, 03. Crawling, 04. Wings Are For Angels, 05. Fall Before Me, 06. Sins Of The Father, 07. Majestica, 08. Immortal Soul, 09. Insanity, 10. Whiskey Man, 11. Believe, 12. Echoes.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.riotrockcity.com

http://www.facebook.com/riotrockcity

http://www.myspace.com/officialriotnyc

Kittie

Yeniden doğdular!

Yeniden doğdular!

Son albümünüz “In The Black” Eylül ayının 15’inde çıkmıştı. İnsanlardan aldığınız ilk tepkiler neler oldu?

Şimdiye kadar olan tepkiler pek bir şey sayılmaz ama pozitiflerdi! Bu albümümüz müzikal olarak bizim dönüm noktamız oldu ve birçok kişi buna dikkat etti. Kariyerimizin en iyi albümü ve bundan gurur duyuyoruz!

Yeni Kittie albümü nasıl kaydedildi? 4’üncü albümünüz “Funeral For Yesterday” ile arasındaki farklar nelerdir?

“In The Black” albümü arkadaşımız Sigfried Meier tarafından Goderich, Ontario, Kanada’da kaydedildi. Kendisiyle “Oracle” albümünde de çalışmıştık, ses bakımından iki albüm birbirlerine çok benziyor. Net olmak gerekirse sert tonlara sahip bir müziğe döndük ve bir şeyler bir önceki albümümüze göre tamamen zıt düşüyor. Hepimiz istediğimiz şeyleri yakaladık, ve kendisi bunu sağlamamıza yardımcı oldu!

Bu albüm için çok zaman harcadınız mı? Sonuçlar için iyi diyebiliyor musunuz?

“In The Black” albümünde işitilenler hayrete düşürücü! Sadece 3 hafta içinde kaydettik, önceki iki albümümüze göre daha kısa sürdü. Kayıt konusunda çabuk olarak yapılması gerekenler tespit edilmişti ve o zaman ki durumlara göre hareket edildi.

Parça yazarken bir metodunuz var mı ya da enstrümanlardan çıktığı gibi bir oluşum mu söz konusu? Ya da tamamen duygusal bir şey mi?

Parçalarımızın çoğu bir rifle ya da bir fikirle başlar ve akışını durduramadan yazarız. Genellikle birlikteyizdir ve parçaların farklı kısımlarını beraber oluştururuz, uğraştığımız şeyler heyecan verici bir hal almadan ayrılmayız. Akabinde sözleri ve melodileri şekillendiririz.

“Cut Throat” ve “Sorrow I Know” adlı yeni video kliplerinizi izlerken içiniz rahat mı? Bu çekimler nasıl geçti?

Her iki video klibimiz “Cut Throat” ve “Sorrow I Know” için heyecanlı bir şekilde meydana getirildiler diyebiliriz. “Cut Throat” terk edilmiş bir ambarda çekildi ve bu mekanda enerji yoktu, havalandırma yoktu. Kittie’nin bilmeniz gereken, sevdiğiniz görüntülerini bu klipte bulacaksınız. Kolay bir video klip performansıydı. “Sorrow I Know” ise daha durgun, ama öyküsü ve ekstraları açısından daha ayrıntılıydı. Görüntülerimiz yayınlandığında izlemek isteyen bir sürü hayranımız var ve bizler bu kliplerin herkesçe görülmesini sağladık!

Hangi E1 Music sanatçılarını dinliyorsunuz?

Şu anda Arkea ve Straight Line Stich birlikte dışarıda turluyoruz, onları eskiden beri dinleriz ve tabii ki Hatebreed.

Birkaç yıl önce Slipknot’ı İngiltere’de desteklemiştiniz. Hala onlarla konuşuyor musunuz?

Maalesef onlarla yıllardır konuşmadık. Uzun bir süre sonra onları buralarda bir ya da iki defa gördük, cana yakınlardı, ama bunun dışında onlardan fazla bir şey duymadık.

Topluluğun yaptığı kaç tane yorum parçası var? Pink Floyd’un “Run Like Hell” parçası dışında ürettiklerinizi paylaşır mısınız?

Pink Floyd parçası dışında kimsenin parçası üzerinde çalışmadık.

David Lander’ın ölümünden sonra Kittie’nin menajerliğini kim yapıyor? Toprağı bol olsun. Başka birileriyle çalışıyor musunuz?

Babamız olmadan yaşadıklarımız bizim için çetindi. O bizim her şeyimizdi ve daima bizi güvende hissettirirdi. Şu anda onun yönetimini kaldığı yerden biz devraldık.

Başarınızda internetin rolü ne kadardır? İnternet başında çok zaman geçirir misiniz?

Kesinlikle var. Sürekli hayranlarımızla bağlantıya geçer, onları güncel bilgilerimizle aydınlatırız. MySpace, Facebook ve Twitter işlerimizi kolaylaştırmamıza yardımcı oluyor!

Şu ana kadar Kittierocks.com vasıtasıyla aldığınız en çok güldüren ya da şok eden geri bildirim neydi?

Bizlere iyi kritiklerle gelen hayranlarımız daima naziktir! Kittierocks.com mesaj panomuzda sürekli çok gülünç şeyler döner.

Günümüzün metal müzik sahnesi hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Geriye dönüp baktığımızda bu müziğin daha uçlara doğru genişlediğini görmek bizleri memnun ediyor, kendilerini geliştirmiş seyirciler tarafından kabul görmek daha kolaylaştı. Bizce metal müzik şimdiden tezi yok gelişmesini devam ettirmeli!

Şu sıralar en çok hangi toplulukları dinliyorsunuz?

Behemoth’un son albümü “Evangelion” iyi gidiyor.

Türkiye hakkında ne biliyorsunuz? Hiç buralara gezmeye geldiniz mi? İstanbul’da çalmak ister miydiniz?

Türkiye hakkında çok fazla bir şey bilmiyoruz, ama öğrenmek isteriz. Ülkenizin ilginç hikayelere sahip olduğunu biliyoruz ve oralara seyahat etmeye gelip çalmak harika bir tecrübe olabilirdi!

Söylemek istediğiniz herhangi bir şey var mı? Teşekkürler ve iyi şanslar!

Çok teşekkür ederiz! Yeni albümümüz yakında Türkiye’ye geliyor!

Strung Out – Agents Of The Underground

Ajanlar punkseverleri yakalıyor!

Ajanlar punkseverleri yakalıyor!

Güney Amerika punk müziğini 90’ların başından bu yana temsil eden Strung Out’un ajanlardan oluştuğunu söylemek yanıltıcı olmaz çünkü onlar kendilerini ajan yerine koyuyor, bunu fotoğraf karelerine kadar döküyorlar. Yeraltı ajanlarımızın yeni yedinci albümleri yarın piyasaya çıkacak. Cameron Webb’in yapımcılığını üstlendiği albümün ilginç sanatsal çalışmaları yine ekibin vokalisti ve söz yazarı Jason Cruz’a ait görünüyor. Fat Wreck Chords’un anlaşma imzaladığı ilk ve devamlı topluluklarından biri olan (NOFX bateristi Erik Sandin ile Strung Out bateristi Jordan Burns ortak iş yapıyorlar, NOFX bas gitar/vokalisti Fat Mike ile Erik Sandin NOFX’te birlikte çalıyorlar, Fat Mike’ın Fat Wreck Chords’un kurucusu olduğu düşünülürse bu süreklilik durumu normal görünüyor) Strung Out’un punk rock ve heavy metal müziklerini karıştırıp kendi stillerini ortaya koyma çabaları onları daha geniş kitlelere mal etmeye devam ediyor.

“Black Crosses” adlı ilk parça albümün en iyisi olarak nitelendirilebilir. Melodik pasajlar, hareketli davullar ve tatlı sert bir müziğe doğru geçiş parçanın karakterini oluşturuyor. Strung Out’a ısınmak isteyenler için ideal bir çalışma olarak görünüyor. Sert tonları seçtikleri için metal müzik dinleyicilerinin de beğendiği bir grup olan Strung Out ekibini temiz vokallerle arası iyi olanlar tercih edebilir; biraz gevrek, kendine has ve oturmuş bir yorumdan bahsedebiliyoruz. “The Fever And The Sound” parçası inanılmaz derecede havaya sokan, festival sahnesinin önünde etrafınızdakileri itip kakmak isteyeceğiniz bir formatta yazılmış gözüküyor. Kendilerinin bas gitar ve bateri bazında ritim duygularının ne kadar gelişmiş olduklarını bu parça bizlere söylüyor. “Heart Attack” çalışmasında gitarlarından harika sesler çıkaran ekibin sert tonları onları punk rock dışına çıkarıyor.

Descendents, Bad Religion ve The Misfits topluluklarından etkilenen ekibin “Vanity” adlı parçası bu albüm öncesinde ekibi tanıtmak üzere internete konan parçalardan biriydi, “Black Crosses” parçasının önüne geçmesi güç görünüyor. “Ghetto Heater” dinleniyorken Bad Religion’ı anmamak imkansız görünüyor. Solo partisyonlarıyla mest eden “Nation Of Thieves”, farklı vokalleriyle albüme çeşitlilik katan “Jack Knife” ve oldukça hızlı, sert tonlamalı “Dead Spaces” albümün peşi sıra gelen bombaları olarak fark ediliyor. 37 dk. sürmeyen bu uğraşılmış albüm hiç can sıkmadan, heavy metal etkileşimli punk rock ekseninde dinleyicileri tatmin ediyor. Çalışmayı aldığınız gibi çöpe atamayacaksınız, 11 parçasının 2’siyle idare edip dinlediğinize yanmayacaksınız çünkü albümün bütün parçalarından farklı keyifler alacaksınız. Face To Face, The Bouncing Souls, Gotohells ve The Get Up Kids gibi isimleri dinliyorsanız adres doğru!

PARÇA LİSTESİ

01. Black Crosses, 02. Carcrashradio, 03. The Fever And The Sound, 04. Heart Attack, 05. Vanity, 06. Ghetto Heater, 07. Agents Of The Underground, 08. Nation Of Thieves, 09. Jack Knife, 10. Dead Spaces, 11. Andy Warhol.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.strungout.com

http://www.myspace.com/strungout

http://www.fatwreck.com