Elements – The Greatest Game

En büyük oyun başlıyor!

Aylar önce çıkardıkları “Northern Echoes” isimli albümleri üzerinden fazla zaman geçmeden bizlere “The Greatest Game” adını verdikleri single çalışmalarını gönderen Elements topluluğunun yine çok formda olduğu fark ediliyor. Geçen sefer albüm sunumlarının çok başarılı olduğundan söz etmiştik, bu sefer de dış manzara konusunda daha önceden karşılaşmadığımız kaliteli bir sunuma imza attıklarını görüyoruz.

Bir video klibi de bulunan “The Greatest Game” parçası ekibin son dönemde ürettiği taze bir eser ve yine heavy/power metal tarzının yumuşak tonlarından kulaklarımıza nüfus ediyor. Çalışmada sadece bununla yetinmek istemeyenler için “Silent River” adlı parça dinlenebilir görünüyor. Her zaman olduğu gibi Elements’ın kendi imkanlarıyla oluşturduğu bu çalışmanın diğer Finli ekiplerin yaptıklarıyla fazla kıyaslayamıyoruz ama kendilerinin müziklerini gönülden severek devam ettirdiklerini ileri sürebiliriz. Single CD çalışmalarıyla ilgiliyseniz toplulukla bağlantıya geçmenizde yarar var!

PARÇA LİSTESİ

01. The Greatest Game (Radio Edit), 02. Silent River, 03. The Greatest Game (Full Version).

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.elementsweb.net

http://www.myspace.com/elementsmyspace

Reklamlar

Abadden – Sentenced To Death

Kulakları kanatıyor!

Sıkı thrash metal dinleyicilerine, Kreator tarzı thrash metal severlere, kendilerine yeni bir thrash metal topluluğu arayanlara duyurulur: 2010 Abadden’ın yılı olacak. 2007 yılında İngiltere’de kurulan genç dörtlünün “My Misery” isimli bir EP çalışması ve “Atomic Devastation” isimli single kayıtlarının ardından “Sentenced To Death” isimli ilk albümü bu sene içinde çıkacak.

İngiliz thrash metal sahnesi denilince adı geçmeye aday olan Abadden’in eskilere dönük müzikleri onları Metal Hammer yarışmasında birinci yapmıştı. Ardından Rising Records ile anlaştılar. İyi riflere sahip, devamlı giden ve dikkatlice çalınmış bateriler, çift gitardan çıkan harmoniler, gümbürdüyen bas gitar tınıları Abadden ilk albümünde yer alacak diyebiliriz.

1 Mart’ta çıkması beklenen ve hakkında şimdilik çok fazla ayrıntısı bulunmayan “Sentenced To Death” isimli çalışmada ekibin “Atomic Devastation” gibi daha önce ürettiği başarılı parçalar yer alıyor. Evile, Metallica, Megadeth, Municipal Waste, Slayer, Gama Bomb, Violator, Gojira, Machine Head, Trivium, Testament ve Obituary’den etkilenen Abadden, dinleyenlerini thrash metal müziğin eski günlerine götürebilecek kadar iddialı!

PARÇA LİSTESİ

01.Sentenced To Death, 02. My Misery, 03. Violent Assault, 04. Atomic Devastation, 05. The Hand That Feeds, 06. Resurrection, 07. Into The Dark, 08. The Day Of Reckoning.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.myspace.com/abadden

http://www.risingrecords.org

Destrophy – Destrophy

Iowa'dan sürpriz var!

Five Finger Death Punch mı hayır, Shinedown mı düşündürücü, Disturbed mü derseniz biraz, ona yakın diyebiliriz. CD’nin jelatininde yazan bu topluluklara dikkat çeken isim Victory Records. Tam bu noktada bir plak firmasının yönlendirmesinin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Bize kalırsa Destroph’de daha çok Metallica hayranlığı var diyebiliriz.

Iowa’lı Destrophy’nin kendi adını taşıyan ilk albümlerinin çıkarmaları iyi oldu çünkü bu albümle değil de, bir sonraki albümleriyle kendilerinden daha çok söz ettirmelerini bekleyebiliriz. Bunun için gerekli olan her şey onlarda mevcut görünüyor. “This Is Not My Life” ve “Pray” isimli parçalarının video klipleri ilk çıktıklarında ne kadar çok sevildiklerini hatırlayanlarımız vardır. Metallica demiştik. Kendileri Metallica’nın “Master Of Puppets”, Megadeth’in “Rust In Peace”, Anthrax’ın “State Of Euphoria” ve “Prong” un “Beg To Differ” çalışmalarını çok seviyor. Pantera topluluğunu ayrıca beğendiklerini ekleyelim.

Kendilerine “Dünyanın herhangi bir bölgesindeki hangi toplulukla tur atmayı isterdiniz?” şeklinde bir soru yöneltiğinde “Metallica” diyebilecek kadar onlar Metallica’yı seviyorlar. Bu albüm onların hard rock alt yapısını, melodik zenginliklerini ve modern Amerikan rock/metal müziği için diğer ekiplerle birlikte Destrophy adı altında var olacaklarını gösteriyor.

CD’de yer alan eserlerin geneline bakıldığında basmakalıp olmadıkları dikkat çekiyor, dinlemeyi sürdürdükçe parçalara alışıyorsunuz. Özellikle daha ilk dinlemede Destrophy sizlere kendisini sevdirecektir. “Send In The Wolves”, “The Story Of Your Life”, “Rise Of The Overman” ve “Why I Hate Goodbye” parçaları albümün ağır topları olarak müzikseverlere göz kırpıyor. Buna ek olarak, “Rise Of The Overman” ve “Monarch” tarzı parçalar üretebilmeleri onların bir sonraki albümlerinde karşımıza beton gibi çıkarabilir!

PARÇA LİSTESİ

01. Send In The Wolves, 02. Reconnect, 03. The Story Of Your Life, 04. Rise Of The Overman, 05. Arms Of The Enemy, 06. The Way Of Your World, 07. Why I Hate Goodbye, 08. March Of The Dreamless, 09. Pray, 10. Monarch, 11. This Is Not My Life.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.destrophy.com

http://www.myspace.com/destrophy

http://www.victoryrecords.com

Yeni Metallica DVD’si “Francais Pour Une Nuit” geliyor!

"Death Magnetic" turundan özel!

"Death Magnetic" turundan özel!

Metallica’nın 23 Kasım tarihinde piyasaya sürülecek olan yeni DVD çalışmalarının adına “Francais Pour Une Nuit” kondu. “French For One Night” olarak da adlandırabileceğimiz DVD’nin içersinde Metallica’nın 7 Temmuz tarihinde Fransa’da verdiği Nimes Arenası konseri görüntüleri olacak. Gösterinin tamamı, röportajlar ve beş özel video bu materyalde yer alacak.

“Blackened”, “Creeping Death”, “Fuel”, “Harvester Of Sorrow”, “Fade To Black”, “Broken, Beat & Scarred”, “Cyanide”, “Sad But True”, “One”, “All Nightmare Long”, “The Day That Never Comes”, “Master Of Puppets”, “Dyers Eve”, “Nothing Else Matters”, “Enter Sandman”, “Stone Cold Crazy”, “Motorbreath” ve “Seek & Destroy” performansları bu DVD’de sizleri bekliyor.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.metallica.com

http://www.metallicanimes.com

http://www.myspace.com/metallica

God Is An Astronaut

12 Kasım'da Jolly Joker Balans'talar!

12 Kasım'da Jolly Joker Balans'talar!

Merhaba Niels! Başlangıçta müziğin içine nasıl girdin ve seni müzisyen yapan ne oldu?

10 yaşındaydım, Metallica’nın “Kill ‘Em All” albümünü dinliyorken Cliff Burton’ın bas sololarını işittim ve bu sesleri çıkarmanın harika olabileceğini düşündüm. Yıl sonunda babam bana ilk bas gitarımı aldı, onun bas gitaristliğini yaptım ve bana nasıl çalacağımı öğretti.

Müzik yazarken ne tip ilerlemeler kaydediyorsunuz? Oluşturduklarınız hayatın ne kadar içinden?

“God Is An Astronaut” albümünün yapımı başlangıcında melodi ve duygular çok önemliydi, parça yazarken odak noktamızı hala bunlar oluşturuyor. Yapabildiğimiz kadar yaptık, karakterlerimizin ve duygularımızın tamamının hayattan olduğunu düşünüyorum ya da en azından bu hayattan kaçış olduğunu düşünüyorum.

Çalışınızı etkileyenler kimlerdir ve sizleri hayran bırakan diğer İrlanda sanatçılarından bahsedebilir misiniz?

Başladığımızdan bu yana ilham kaynaklarımız değişmedi, sadece severek seslendirdiğimiz müzikleri yapmak istiyoruz. Tarz olarak ’90 döneminin rock, dans, big beat ve elektronik müzik sanatçılarından esinlendik. İrlanda’dan “Whipping Boy” ve “My Bloody Valentine” topluluklarından ilham aldık.

Bu yıl yeni GIAA albümü üzerine çalışıyorsunuz. Gelecek albümünüzün öncekilere göre farkı ne olacak?

Gelecek kaydımız daha fazla duygulu ve daha çeşitli olacak. Bütün parçaların üretimini aynı şekilde yapmayacağız; bazıları büyük çaplı ve yoğun olurken, bazıları tamamen yumuşak olacak. Gelecek albümümüzü son albümümüz kadar kavramsal yapmak istemiyoruz ama daha sıkı bir kayıt ve güçlü bir rock prodüksiyonu olması için uğraş vereceğiz.

İleride yeni albümünüzün tanıtımı için liste başı görüneceğiniz turlara çıkacak mısınız?

Evet, gelecek yıl 2011’e doğru bir dereceye kadar mümkün görünüyor. Bir yıl kadar da olabilir, sonra kesebiliriz.

“Shining Through” isimli single parçanızın arkasında yatan hikaye nedir?

Bizler daima yeni parçalar yazıp kaydederiz, “Shining Through” hayranlarımız için hazırlanmış ücretsiz bir parçadır. Bu parçanın yeni bir versiyonu gelecek albümümüzde yer alacak.

7 yıl sonra hala aynı reaksiyonları alıyor musunuz?

İlk günlerimizden bu yana umduğumuzdan daha fazla tepki aldık. Tepkiler hala çok iyi ama daha fazla tanındıkça eşit ölçüde nefret mesajları da aldık.

Gün ışığına çıkacak olan yayınlanmamış materyalleriniz ya da kaydedilmiş canlı şovlarınız var mı?

Çok fazla müzik yazdık, şu anda 30 tane yeni parçamız var ve gelecek albümümüzde sadece 9 ya da 10 tanesini kullanabiliriz. Günün birinde B-side tarzında ücretsiz bir şeyler çıkarabiliriz.

Savaş, terörizm ve din hakkında ne hissediyorsun?

Hepsini aşamaz mıyız? Evet, ama politikacılar, dini liderler insanları düş kırıklığına uğratmaya devam ederler. Şahsen bayrak dalgalandırmaya meraklı biri hiç olmadım ve dini eğilimler içersinde değilim. Belki birgün din ya da politikacılar adına insanlar birbirlerini öldürmezler, ama o gün, üzücü ama çok uzaklarda görünüyor.

Yollardan bir sürü öykünüz vardır. En beğendiğiniz hangisi, en az sevdiğiniz hangisi?

Öyle çok fazla bir öykümüz yok, bizim turlamamız bir yerden öbür yere geçmek için kamyonete bir günde ortalama 7 saat boyunca tıkılmamız demek oluyor. Belçika’da bir festival vardı ve feribotumuz iptal edilmişti, onu kullanabilmek için çok uğraşmıştık, bu arada sahnene bizleri görmeyi bekliyorlardı, bir buçuk gün uyanık kaldık, daha kötüsü şovdan sonra İrlanda’ya aynen geri dönecektik. Eve döndüğümüzde 72 saat uyumadığımızı fark ettik, garip olan şeyler hep sonradan insanın aklına geliyor…

Sahnedeyken yaşadığınız en en eğlenceli şey neydi?

Bize çeşitli eşyalar fırlatılmıştır; Erich Von Däniken’in kitapları, sütyen (biraz daha lütfen) ve hatta bir festivalde parçalanmamış ağaç.

Müzik yapmadığın zamanlarda en çok hangi albümleri dinliyorsun?

iPod listeme göre en çok Metallica dinliyormuşum.

“Fragile” adlı parçanız birkaç yıl önce MTV2 İngiltere ve MTV The Comedown Şovu’nda çalınmıştı. Neler hissetmiştiniz?

Birkaç yıl öncesi için harika bir başarıydı, plak firması haricinde anlaşması bulunmayan bağımsız bir topluluğun videosunu MTV’de görebilmek nadir bir şeydir. Sonrasında kendimizi kısa süreli de olsa yıldızmış gibi hissetmiştik.

Şu anki post-rock müzik sahnesi için ne düşünüyorsun?

Yapılmakta olan birçok iyi müzik var, belki müziğin diğer türlerine göre kıyaslarsan küçük dinleyiciler için çok fazla müzik var denilebilir. Bence bu müzik daha genişleyecek ve diğer müzik sahneleri gibi sözleşmeli yapılacak.

Söyleşi için teşekkürler, umarım Kasım ayında görüşürüz!

Teşekkür ederim! Niels.