Mastic Scum – Dust

Evrensel kölecilik, yeni kuşak!

Crust grind müziğin daha fazla ifşa edildiği ilk albümleri “Zero” ile bizleri tavladılar, “Scar” ile müziklerini sertleştirip kendilerini sevdirdiler, “Mind” ile daha fazla tanınıp olgun, duyarlı ve başkalarına benzemez müziklerini kabul ettirdiler, “Dust” ise Mastic Scum’ın ekstrem metal alanında zirveye oynayacakları bir albüm olarak karşımıza çıkıyor. Ocak ayını Marduk, Vader ve Sinate ile turlayarak geçirecek olmaları da buna işarettir. “Dust” için Twilight Distribution ile anlaşan emektarların beyni Harry ile (albüm için sağol!) yıllar öncesi gibi yazışıyor olmak harika, doğrusu güçlü iletişimleri sayesinde hayranlarıyla aralarında olan bağları sağlam tutmayı iyi başarıyorlar.

Yollarına Maggo, Harry, Man ve Bobby şeklinde devam eden Mastic Scum’ın sadece 2 gün sonra çıkacak olan yeni albümlerinden birkaç gün sonra ülkemizde yeniden konser verecek olmaları ülkemiz dinleyicileri için harika bir fırsat niteliğinde görünüyor. Artık kendilerine grindcore/death metal diyorlar ki Maggo gibi birinci sınıf brutal vokal yapan isimlerden birinin Mastic Scum’a katılmasıyla bu tabirlerin geçmemesi şaşırtıcı olurdu. Sözlerde herhangi bir sapma yok, geriye doğru giden toplumlara karşı olan gerçekçi tayinler gündemlerinin ana maddelerini oluşturuyor. Müzikleri değişim gösterse de, karşımızda ne anlattığını hala bilen sıkı bir ekip var.

“Dust” defalarca dinleniyor, kolay bıkılmıyor. Yüksek voltaj etkisi yapan “Constructdead” parçasını bir süre önce dinlemiştik, ilk parça dahil gerçek açılışta Maggo’nun vokal farkını ortaya koyduğu görülüyor. Mastic Scum’a özgü bateri vuruşlarının bu denli acımasız bir vokalle akıp gitmesi dinleyiciye adrenalin kazandırıyor. “The Consciousness In A State Of Mind” parçasında panzerler yoluna devam ediyor. Maggo’nun vokalleri ve gitar rifleri eski Mastic Scum parçalarına göre farklı denebilir. Söz konusu bu ekipse, dinleyici her parçadan ayrı bir tat almak ister. Enstrümanlara hakim olmak ve sıkı çalmak önemli ama ekibin gittiği istikamet sert tonlamalar gibi görünüyor.

“Regression” en iyi bildiğimiz parça olsa gerek, MySpace’den önceleri yayınlanmıştı. Doğrusu Will ekipten gittiğinde üzülenler çoktu ama Maggo’yla da yeni sınırlar çizilebilirdi. Nitekim karar doğru. Her ne kadar vokal kombinasyonları, öldürücü rifleri ve bateri performansları başarılı olsa da “SDead Remains” parçası bu albüm ve Mastic Scum standartlarının biraz altında kalıyor. İşte “The Sufferage” ve işte Mastic Scum. Bu parçayı dinlerken genel Mastic Scum bütünlüğü yakalanabiliyor. “SDead Remains” için yorumlarımızı bir daha düşündüren ve doğrulayan bir parça ki onlar değişip gelişirken bu tarz parçalardan fazla uzak kalmamaları gerekiyor.

“A Life For A Lie” albümün en iyi parçalarından biri ve muhtemelen ilerleyen zamanlarda her anlamda üstüne düşülecektir. “Blood For Blood” parçasıyla Maggo en üst seviye iş görüyor ve adeta acımasız vokal dersi veriyor. Eski tarz brutal vokal, günümüz brutal vokali, kimi nakaratta gore grind vokallerinde işittiğimiz vokallerin hepsi bu parçada ve onu kesinlikle en çok bahsedilmesi gereken parçalardan biri olarak sayabiliriz. “Revelation Of Mankind” ekip için yeni bir deneme ve hakkında pozitif şeyler söylemek zor ama sonlardaki vokallere dikkat etmeyi unutmayın, Cenotaph bunu sevecektir. “Adrenaline 2.0” parçasında bir önceki albümden benzerlikleri fark ediyoruz. “The Will To Kill” parçasının sonlarda olduğuna bakmayın, oldukça tehlikeli ve canlı performansında kendini belli edebilir. “Extinction” parçası bir nevi outro, bu albüm kendi kendinin soyunu tüketecek kadar nadir görünüyor.

Yaklaşık 43 dk. süren ve kendi diskografileri içersinde “başyapıt” sıfatını almayı hak eden “Dust” çalışmasının Grindlab Stüdyoları’nda kaydedildiğini, Andy Classen (Belphegor, Disbelief, Tankard) tarafından yönetildiğini, sanatsal çizimlerin ise Killustrations aracılığıyla dizayn edildiğini belirtelim. Killustrations deyip geçmemek gerek, bugün unutulmaz Six Feet Under görsellerinde kendilerinin payı olup sonradan Amon Amarth ve Kataklysm gibi isimlere yardımcı olmuşlardı. Özetle, Mastic Scum’ın “Dust” için özenli ve titiz çalışmalar yürüttüğünü ifade etmeliyiz. Onlar olabildiğinde bu albüme kafa yordu, dinleyicilere düşen ise hak ettikleri ilgiyi bu çalışmaya göstermektir!

PARÇA LİSTESİ

01. Ashes To Dust, 02. Construcdead, 03. The Consciousness In A State Of Mind, 04. Regression, 05. Dead Remains, 06. The Sufferage, 07. Blood For Blood, 08. Revelation Of Mankind, 09. A Life For A Lie, 10. Adrenaline 2.0, 11. The Will To Kill, 12. Extinction.

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.masticscum.com

http://www.myspace.com/masticscum

http://www.twilight-distribution.com

Reklamlar

Watch Me Bleed – Souldrinker

Heyecan verici!

Heyecan verici!

İki yıl önce hayat bulan Alman topluluk Watch Me Bleed’in “Souldrinker” adlı yeni albümü bu Cuma günü Avrupa’da piyasada olacak. Onlar modaya uymayan, saçmalamayan, saldırgan, güçlü, teknik ve çakı gibi bir metal müziği peşinden gittiklerini söylüyorlar. Thrash metal, groove, hardcore ve death metal bileşenlerini ortaya modern metal müziği şeklinde koyuyorlar. Mystic Prophecy ve Symphorce ekipleriyle anılan bazı elemanlardan oluşan Watch Me Bleed’in günümüz metal müziğinin nasıl çalınacağını gösterdiklerini iddia edemeyiz. Çaldıklarıyla şu anda ilgi gören devasa topluluklarını çok fazla andırmıyorlar. Ama yarattıkları öyle parçalar var ki kendi önlerine baktıkları söylenebilir. Kurulduktan çok kısa bir süre sonra Stone Sour ekibinin açılış topluluğu olan WBM’e death metal sesi olarak Mastic Scum vokalisti Marcus Wenzel eşlik ediyor.

Sanatsal tasarımlarını Season Zero’nun eline bırakan Watch Me Bleed’in bu ilk albümlerinde “Rise” ve “Bloodred Rain” parçaları ön planda görünüyor. Machine Head ve benzerlerini anımsatan bir tarzı seziyoruz; günümüz heavy metal tonları, eski dönem death metal vokalleri, başarılı acımasız vokaller kulaklara sık geliyor çünkü bu ekibin vokal çeşitlemeleri gerçekten kendilerini diğer ekiplerden ayıran en büyük özelliklerinden biri diyebiliriz. Vokallerin pek görülmedik bir uyumu mu var ya da uyumsuzluğu mu söz konusu sorusuna net bir cevap vermek fazla mümkün görünmüyor. “SixSixSeven” çalışmasındaki solo partisyonlara kulak verilirse iyi olabilir.

“Where Darkness Hides” parçası modaya uyacak bir şekilde süslenebilirdi ama gerek duymuyorlar. “The End Of Everything” parçası eski toprak dinleyicileri sevindireceğe benziyor. “Dead Sky, Black Sun” parçası ile “The Bleeding Chalice” parçasının orijinalliğini ayrı bir yere koymak lazım, hatta sadece “The Bleeding Chalice” parçasını ele aldığımızda, albümün sadece bu tarz işlerle oluşturulabileceğini hayal bile edemiyoruz. “Burn Down Hope” parçasında duyulması gerekenler var, kaçırılmaması gerekiyor. WMB açısından geliştirilmeye açık, yaratıcı bir çalışma dinleyicileri bekliyor. Çiğ bir müzik, akılda kalıcı pasajlar ve yormayan melodilerin yer aldığı albümü yıl bitmeden kulak verilmesi gereken albümler listesine iliştiriveriyoruz!

PARÇA LİSTESİ

01. Rise, 02. Bloodred Rain, 03. SixSixSeven, 04. Where Darkness Hides, 05. The End Of Everything, 06. Dead Sky, Black Sun, 07. The Game Is On, 08. Burn Down Hope, 09. All Red Roses Die, 10. Jackhammer, 11. The Bleeding Chalice (Feat. Andy B. Franck, Nemesis & Constantine).

BAĞLANTI NOKTALARI

http://www.watchmebleed.com

http://www.myspace.com/watchmebleed667

http://www.silverwolf-productions.com